Launchorasince 2014
← Stories

Ruhsuz


 Sabahın erken saatleriydi. Rüzgar nefes kesici soğuğunu tüm gücüyle üflüyordu. Dallardaki sararmış yaprakları koparıyor; havada birkaç tur bile atmasına izin vermeden oradan oraya savuruyordu. Hava ait olduğu mevsimin aksine "Ben tehlikeliyim!" diye bağırıyordu. Dışarıda olan insanlar için ürkütücü bile sayılabilirdi.

Genç kadın, montunun içindeki üşümüş parmakları tekrar sıktı. Saat oldukça erken olmasına rağmen oldukça uzun bir süredir yürüyordu. Bir süre sonra soğuğu hissetmeyeceğini ummuştu. Oysaki dişlerinin takırtısı hiç azalmaksızın sürmeye devam ediyordu. Soğuk inanılmazdı. Kadın, onu her hücresiyle tekrar tekrar hissediyordu. Her seferinde aynı acıyla...

Asfalt yol, fırtınanın ilk yağmur damlalarıyla karşılaşmış; rüzgar şiddetini iyice arttırmıştı. Çevrede onu hissetmeyen kalmış olsa bile artık o da soğuğa mahkum olmuştu. Rüzgar, kadının tüm saçlarını savuruyor; yetmezmiş gibi bir de tersi yönden estiği için yürüyüşünü zorlaştırıyordu. Kadın, şimdiden kurtulmak için dua etmeye başlamıştı. Zira yağmur şiddetlenirse eve dönebileceğini sanmıyordu. Adımlarını hızlandırdı ve köşedeki tanıdık sokaktan sağa saptı. Binalar rüzgarı azıcık olsa da kesiyordu ve bu, onu için bir cennet gibiydi. Rüzgarın daha rahat bir konuma geçmesi üzerine kadın, çevreye kısa bir bakış attı ve adımlarını daha temkinli hale getirdi. Rahatlamış nefesler eşliğinde montuna iyice sarıldı. Montunun kapşonu gözlerini gizliyordu. Bu sayede kadın; bulduğu her fırsatta çevreyi kolaçan edip, en ufak bir detayı bile atlamadan zihnine kazıyabiliyordu. Şimdiden geçtiği her noktayı zihninde şematize etmişti. Bunlara sonradan ihtiyacı olacağını düşünüyordu.

Takip edilmediğinden iyice emin olunca kapşonunu çıkarttı ve hiçbir şey olmamış gibi davranarak market kapısına doğru ilerledi. Kısa bakışlarla içeriyi süzdü ve nazik bir el kaldırma hareketiyle marketin elektronik kapısının açılmasını sağladı. Temkinli ama nazik adımlarla gazete raflarına yöneldi. Yüzü oldukça ifadesizdi. Duygularını çok iyi sakladığından, sabah yürüyüşüne çıkmış 25'li yaşlarda bir kadını andırıyordu.

Hızlı bir şekilde raflarda bulunan gazeteleri taradı. Kaçamak, dışarıdan bakıldığında çok zor belli olan bakışlarla çevreyi inceliyordu. Sırasıyla; süt ürünleri reyonunu, fırın kısmını ve meyvelerin olduğu yeri zihnine kazıdı. Inceleme işlemini birtirdiğine emin olunca, yavaşça en üst rafda bulunan gazeteye uzandı. Yüzündeki ifadesizliği hiç bozmadan gazeteyi katladı ve sol eline aldı. Diğer insanların aksine iki elini de çok rahat kullanıyordu. Bu becerisi uzun geçmişe sahip egzersizlere dayanıyordu.

Yavaş ama yine de göze hitap eden adımlarla kasaya doğru yürüdü. Tam gazeteyi kasiyere uzatıyordu ki market kapısının büyük bir gürültüyle açılmasıyla dikkatini kapıya çevirdi. Yüzü hala ifadesizdi. Başını kaldırma gereği bile duymadan içeri giren adamı inceliyordu. Uzun boyu ve geniş omuzları vardı. Ceketin altından bile belli olan kasları ise adamın sporcu olduğunu açıkça belli ediyordu. Doğruyu söylemek gerekirse bu özellikler siyah saçları ve buz mavisi gözleriyle birleşince, oldukça çekici bir hal alıyordu. Siyah deri ceketi ve koyu renk bir tişörtü vardı. Adamda gözleri dışında hiçbir renklilik yoktu. Estetik yürüyüşü ona farklı bir hava katmıştı. Dışarıdan gelmiş olmasına rağmen soğuk onu hiç de etkilemiş gibi görünmüyordu. Oldukça ruhsuzdu.

Genç kadın, hiç istifini bozmadan elindeki gazeteyi kasiyerin önüne bıraktı. Bir insanın gözünden bakıldığında çevreye karşı oldukça duyarsız görünüyordu, oysa köşedeki genç adamı zihnine notlarıyla birlikte işlemekteydi. Her ne olursa olsun, bu notlar arasında birinin değişmeyeceğine emindi. 'O adam tekin değil' di.

Cebinden parayı çıkarttı ve gazeteyi poşete koyan kasiyere uzattı. Poşeti eline alırken bile yüz ifadesi değişmemişti. Başını hafifçe kaldırdı ve keskin bir sesle "Üstü kalsın." dedi, karşısında kendisine şaşkına bakan kasiyere. Markette yankı yapan sesi, yüz ifadesiyle de uyumlu olarak ifadesizdi. Ama bir o kadar da -tehlikeli denilebilecek kadar- kendine güven doluydu. Genç kadın, zarif bir hareketle topukları üstünde döndü ve marketin çıkışına doğru ilerledi. Market kapısı kapanırken huzursuz olduğunu hissediyordu. Sebebi ise, omzunun üstünden arkasına baktığı sırada karşılaştığı buz mavisi gözlerdi.